4 Mayıs 2009 Pazartesi

kan damlası

KAN DAMLASI


Ben yanayım ki sussun zemheri
İçimden kanayıp iz bırakan mülteci kuşlara inat,
Ben ağlayayım ki sussun bu kambur sevda…

Geldiğin ilk gündü sevgili.
İki dağda iki koca çınar devrilmişti.
Köklerinde sarı sarı yapraklar, köklerinde biten bir aşkın bin yıllık cesedi kokuyordu.
Geldiğin ilk gündü hatırlar bunu bütün yollar/
Turuncu bir mevsimdi saçlarında sonbahar.

Yağmura tutunan ıslaklığımdı
Her yağmurda bir avuç küldü avuçlarımda kalan
Her yağmurda kulakdiplerimde bir çiğ
Büyüyen bir lavsın sicilyadaki bir yanardağında,
Büyüyen bir mevsimsin ömründe bir kelebeğin,
Artık sığmaz oluyor kanatların avuçlarıma.

Biten her kıştan sonra vuruluyor kuşlar
Kuşlar sesinde düşüyor, kuşlar nefesinde kanatlarını parçalıyor.
Her ölüm biraz daha erken uğruyor artık sevdama
Her ölüm biraz sen kokuyor artık. Gökyüzünde yıldız bırakmıyor gözlerin.

Bir ağıttan sonra,
Pare pare bir yürekle yanıbaşımda,
Sancıyla kıvranan bu sevda benimdir artık.
Sinemde, sol omzumda kokundan eser kalmamış.
Görüyor musun ne çok olmuş tenime bir gül değmeyeli.
Bir yaranın çürüttüğü deriden arta kalıyor kırmızı bir ayrılık.
İkimize de gitmek kalıyor sanırım,
İkimize de söyleyecek bir ağıt kalıyor.
Ve bir ağıttan sonra başlıyor bütün kanamalar.



Kanımın/her/damlası/ağıt/kokuyor.



01.05.2009/Şanlıurfa

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder