14 Mayıs 2009 Perşembe

hakkımda

selamlar..öncelikle hoşgeldiniz demek istiyorum.biraz kendimden bahsetmek istiyorum.ben 1979 ş.urfa doğumluyum.ilk orta ve lise öğrenimini urfada tamamladım.1998 yılında üniversite eğitimi için antakyaya gittim.ordaki 4 yıllık zaman zarfından sonra 3 yıl d. bakır ve 3 yıl tokatta öğretmenlik yaptım. 2008 yılında urfaya döndüm ve mesleğime devam ediyorum.

müzik dinlemeyi çok seviyorum özellikle:

ahmet aslan
mikail aslan
metin-kemal kahraman
grup yorum
hozan beşir
koma amed
koma agire jiyan

tarzı etnik müzik tarzı çok hoşuma gidiyor.

bunun yanında kitap okumayı da çok seviyorum.sevdiğim kitapları da şöyle sıralayabilirim.

gazap üzümleri
notre dame'ın kamburu
büyük umutlar
suç ve ceza
yeraltından notlar
iki şehrin hikayesi
da vıncı şifresi

4 Mayıs 2009 Pazartesi

kan damlası

KAN DAMLASI


Ben yanayım ki sussun zemheri
İçimden kanayıp iz bırakan mülteci kuşlara inat,
Ben ağlayayım ki sussun bu kambur sevda…

Geldiğin ilk gündü sevgili.
İki dağda iki koca çınar devrilmişti.
Köklerinde sarı sarı yapraklar, köklerinde biten bir aşkın bin yıllık cesedi kokuyordu.
Geldiğin ilk gündü hatırlar bunu bütün yollar/
Turuncu bir mevsimdi saçlarında sonbahar.

Yağmura tutunan ıslaklığımdı
Her yağmurda bir avuç küldü avuçlarımda kalan
Her yağmurda kulakdiplerimde bir çiğ
Büyüyen bir lavsın sicilyadaki bir yanardağında,
Büyüyen bir mevsimsin ömründe bir kelebeğin,
Artık sığmaz oluyor kanatların avuçlarıma.

Biten her kıştan sonra vuruluyor kuşlar
Kuşlar sesinde düşüyor, kuşlar nefesinde kanatlarını parçalıyor.
Her ölüm biraz daha erken uğruyor artık sevdama
Her ölüm biraz sen kokuyor artık. Gökyüzünde yıldız bırakmıyor gözlerin.

Bir ağıttan sonra,
Pare pare bir yürekle yanıbaşımda,
Sancıyla kıvranan bu sevda benimdir artık.
Sinemde, sol omzumda kokundan eser kalmamış.
Görüyor musun ne çok olmuş tenime bir gül değmeyeli.
Bir yaranın çürüttüğü deriden arta kalıyor kırmızı bir ayrılık.
İkimize de gitmek kalıyor sanırım,
İkimize de söyleyecek bir ağıt kalıyor.
Ve bir ağıttan sonra başlıyor bütün kanamalar.



Kanımın/her/damlası/ağıt/kokuyor.



01.05.2009/Şanlıurfa

3 Mayıs 2009 Pazar




son kullanma tarihi

Aldığın her nefesin her mısrasına bir kement attım
Her anım adımlar aynandaki sırları
Güzel olan içimdedir, kimbilir
Güzel olan aynandaki suretimde yitirilen bir sevgilidir
Bu aşkın kalıntıları kaldı şimdi ücra köyümün tarihi mezarında
Artık dualarıma çarpıp çarpıp parçalanıyor işlediğin tüm günahlar

Yeminler olsun boğulmuşsun çoktan boğazımda benim
Dudaklarımda bir yangın kalmıştır sadece dudaklarından geriye
Baktığım her gökyüzünde mavisini yitirmiştir biraz gözlerim
Denizlerde dansediyor artık ömrünün tüm kara lekeleri
Tüm ajanslarda son haber diye geçiyor intihar haberlerim

Geride kalan bu enkaz temizlenir elbet
Birgün bir bir kanatlanır içindeki tüm hüzünkovan kuşları
Gitmeler yarım kaldı artık, yollar bitmiştir
Artık susma zamanıdır, adım bitmiştir
Ümidini kesmelisin artık bedenimden,
Son kullanma tarihim çoktan geçmiştir.


23.04.2009/Şanlıurfa

çiçekler en taze anında koparılır

Son bir sigara içebilir miyim diyorum
Dünya üstüme yıkılıyor kapım açılırken şafağa
Anne sen beni ömrümün en orta yerinde ikiye bölüneyim diye mi doğurdun
Tatlı düşlerde düşmelerimin kalkışı olmuyor
Ve her düşüm darağacında bir hüzne çarpıyor
Bitiyor bir tarafım, diğer tarafımı alıp götürüyorlar.
Paramparçayım zavallı kadın.

Gel desen her şey o kadar uzak ki artık.
Dağlarımda yenik düşüyorum her eşkıyaya
Haramiler yolumu kesiyor, ninnilerinde unutuyorum bütün şarkılarımı
İnce bir sızı dökülüyor dudaklarımdan, gülüşlerin nerede çürüyor anne!
Son bir sigara içebilir miyim diyorum ve yakıyor bir şeyler ciğerimi.
Bütün yıldızları üstüme döküyor gece…

Dün son karanlığımmış
Dün en yeşil anında kanıyormuş yüzümdeki bütün çiçekler
Yorgunum ve son bir kez gidiyormuş bahar bütün mevsimlerimden.
Son kez bakıyorum penceremdeki kırık kanatlı güvercine
Hayallerimi vuruyorlar anne loş bir ışıkta
Loş bir ışıkta da vuruluyormuş bütün sevdalar.

Gökyüzü bu kadar yakın mıydı?
Titreyen dudaklarımda patlayan bir mayınmış tüm gülümsemelerim
Dilimde kelimeler tutuşuyor şimdi, her şey kanıyor saçlarımdaki dikenlerde
Anne sen beni bir yangının tam ortasında tutuşayım diye mi doğurdun
Simsiyah bir duman gibi yükseliyorum göğe.
Ve attığım her adımda cellâdıma biraz daha gülümsüyorum.
Ahh… Gözlerimde bir deniz daha bitiyor işte…


Bahçendeki en güzel gülü benim için kopar anne.
Çiçekler en taze anında koparılırmış.




25.04.2009/Şanlıurfa